AnasayfaHakkımızdaAraştırma MerkezleriYayınlarHizmetlerimizBasında TASAVBağlantılarGalerilerİletişim

Türkiye’de Rekabet Mevzuatı ve Politikalarına
İlişkin Bir Değerlendirme


Hilmi Bolatoğlu
Ekonomi Araştırmaları Merkezi // 22 Ağustos 2014


  

SUNUŞ

Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfı (TASAV), Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunların tespiti ve bunlara yönelik alternatif çözümler oluşturulması amacıyla “Beyin Fırtınası” toplantılarına başlamıştır. Bu kapsamda, TASAV tarafından daha önce yapılan çalıştaylarda ortaya konulan öncelikler de dikkate alınmak suretiyle tüm siyasî, sosyal, ekonomik ve stratejik alan ve konular değerlendirmeye tâbi tutulmaktadır.

Küresel ve bölgesel gelişmelerin Türkiye jeopolitiğini yakından ilgilendirdiği bir süreçte, iç ve dış sorunların doğru teşhis edilmesi kuşkusuz doğru stratejilerin ve politikaların uygulamaya konulabilmesi bakımından önem arz etmektedir.

Siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda gittikçe büyüme, genişleme, yayılma ve bir kısmı da kangren olma istidâdı gösteren kimi sorunlar, aynı bakış açısıyla ve geniş bir vizyonla ele alınmayı beklemekte, bütüncül ve kuşatıcı bir anlayışla değerlendirilmeye ihtiyaç duymaktadır.

Siyasî alanda yürütülecek kuşatıcı reform hamlelerinin yanında, ekonomik ve sosyal alanlarda da önemli reformların yapılması, Türkiye’nin hedeflediği sıçramayı yapabilmesi için elzemdir. Bu düşüncelerden hareketle TASAV tarafından gerçekleştirilecek akademisyen ve uzmanların katılacağı bir dizi beyin fırtınası toplantısı ile Türkiye'nin “iyi yönetilen” bir ülke olabilmesine bilimsel katkı sağlanması hedeflenmektedir.

Çalışmalar; yeni gelişmeleri, konunun evrensel boyutlarını, Türkiye’deki durumu, sorunları, eksiklik ve aksaklıkları değerlendiren; alternatif çözümlerin geliştirilmesini ve yeni politika önerilerini ihtiva eden; tüm meseleleri stratejik bakış açısı ile inceleyen ve diğer konularla bütünleşik olarak ele alan bir çerçevede yürütülmektedir.

Hilmi Bolatoğlu’nun hazırladığı bu raporda; Türk rekabet hukukunun temellerini oluşturan kurallar incelenmekte, rekabet hukukuna ilişkin görüş ve öneriler, “maddi hukuk”, “usul hukuku” ve “kurumsal yapı” başlıkları altında irdelenmektedir. Çalışmanın 3. Bölümünde yapılan değerlendirme ile Türkiye’de yürürlükte olan rekabet politikaları ve bu yöndeki düzenlemelerin temel sorunları ortaya konmakta ve bu sorunların çözümüne yönelik öneriler sunulmaktadır.

Bu vesileyle, beyin fırtınası çalıştayına katılan bilim insanlarına, araştırmacılara ve uzmanlara teşekkür eder, çalışmaların neticesinde ortaya çıkardığımız objektif veri ve politika önerilerinin ilgililere ve karar alıcılara yararlı olmasını temenni ederim.

Saygılarımla,

                     

İsmail Faruk AKSU
  TASAV BAŞKANI

 


 

 


GİRİŞ

Ekonomi biliminin tarihsel gelişimi, piyasa ekonomisinin çeşitli aksaklıklar gösterdiğini, özellikle de bu ekonomik modelin özünü oluşturan serbest rekabetin daima bozulma eğilimde olduğunu gözler önüne sermiştir. Liberal felsefe anlayışı doğrultusunda tamamen özgür bırakılan piyasa aktörlerinin rekabet olgusunu hukuk dışı yöntemlerle hayata geçirmeye veyahut aralarındaki mücadeleyi azaltmaya/tamamen ortadan kaldırmaya eğilimli oldukları hususu yadsınamaz bir gerçektir. Piyasa ekonomisinde yaşanan bu tür aksaklıkların giderilmesi için bir takım hukuki düzenlemeler yapılması kaçınılmaz olmaktadır. Söz konusu piyasa aksaklıklarının giderilmesi amacıyla yapılan ve “Ekonomik Regülasyon” kavramını meydana getiren bileşenlerden olan “Anti-tröst Hukuku”, anti-kartel ve anti-tekel düzenlemelerini içerir. Özellikle piyasa ekonomisinin kalbi sayılabilecek serbest rekabet ortamının korunmasını hedefleyen bu tür düzenlemelerin “Rekabet Hukuku” başlığı altında incelenmesi mümkündür.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 167. maddesi devlete, piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önleme sorumluluğunu vermektedir. İşte bu Anayasal temele dayanarak, ekonomik etkinliğe dayalı rekabetçi piyasa düzeninin tesisi, korunması ve geliştirilmesi suretiyle başta tüketici refahı ve toplumsal refahın artmasına hizmet edecek olan 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (Rekabet Kanunu) 13 Aralık 1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kanun çerçevesinde teşkilatlanmasını tamamlayan Rekabet Kurumu (RK), 5 Kasım 1997 tarihi itibarıyla teşkilatlanmasını tamamlayarak fiilen faaliyetlerine başlamıştır.

RK, 16 yılı aşan faaliyeti süresince Türkiye’de rekabet hukuku ve kültürünün oluşması ve yerleşmesi yolunda önemli adımlar atmıştır. Bu süreçte RK tarafından mevzuat uyumlaştırması yükümlülüğü çerçevesinde başta Roma Antlaşması (RA) olmak üzere temel Avrupa Birliği (AB) rekabet hukuku normları ikincil düzenlemeler ve yol gösterici rehberler biçiminde hukukumuza adapte edilmiş, rekabet hukuku ve iktisadı alanlarında önemli bir kapasiteye sahip uzman personel gücü oluşturulmuştur.  RK, kartelleşme ve tekelci davranışlarla mücadelenin yanı sıra önemli şirket birleşme/devralmalarında ve birçok sektörde kamu tekelinin sona erdirilerek serbestleşmeye gidilmesi süreçlerinde de izin ve/veya görüş verme yetkisini kullanarak önemli katkılar sağlamıştır.

Bununla birlikte, RK’nın yapısı ve Rekabet Kanunu’nun birçok maddesi zamanla çağdaş uygulama örneklerini yeterince takip edemez hale gelmiştir. 2011 yılında gerek Rekabet Kurulu’nun, gerekse RK’nın yapısı ve işleyişi bakımından ciddi değişikliklerin yapılmıştır. Ne var ki, bu değişikliklerin kurumsal etkinliği arttırmadaki başarısı tartışılır hale geldiği gibi Rekabet Kanunu’nda yapılması beklenen önemli değişiklikleri içeren Kanun Tasarısı taslağı Kurumda ve ilgili kamuoyunda tartışılıp olgunlaştırılmadan Bakanlar Kuruluna ve ardından TBMM’ye sunulmuştur.

RK’nın faaliyete geçişinin 17. yıldönümünde gündeme gelen söz konusu yasa tasarısında, başta rekabet hukukunun en köklü uygulayıcısı Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve mevzuat uyum yükümlülüğü bulunan AB olmak üzere çağdaş ülke uygulama örneklerinin göz önüne alınmadığı, rekabet hukukundaki güncel gelişmelerin gerektiği biçimde izlenmediği anlaşılmaktadır. Anılan tasarıda, 2008 tarihli taslak metnin genellikle korunduğu, esasa ve usule yönelik bazı yeni düzenlemelerle birlikte RK’nın idari yapısına ilişkin çeşitli hükümlerin eklendiği göze çarpmaktadır.

Bu çalışmada, Türk Rekabet Hukukunun çağdaş bir uygulama düzeyine ulaşması bakımından yapılması önerilen yasal düzenlemeler ile dikkate alınması gereken görüş ve öneriler kamuoyunun dikkatine sunulmaktadır.

 

Devamı için tıklayınız


YAYINLAR
İletişim BilgilerimizBizi Takip Edin
Nasuh Akar Mah. 1.Cadde No:43/4 Balgat-Çankaya/ANKARA Tel:0312 287 8899 Faks:0312 285 4499