AnasayfaHakkımızdaAraştırma MerkezleriYayınlarHizmetlerimizBasında TASAVBağlantılarGalerilerİletişim

Avrupa Birliği’nde ve Türkiye’de Kentsel Enerji Uygulamaları

SUNUŞ

Dünya nüfusunun yaklaşık yarısının oturduğu kentler, geride bıraktığımız yüzyılda hızla büyüyen ve beraberinde büyük problemleri insanlığın gündemine taşıyan yerleşim birimleri olmuştur. Diğer yandan, kentlerin büyümesi ve kentleşme oranının artması, genellikle ülkelerin kalkınmasına paralel bir seyir izleyegelmiştir. Türkiye bu süreci 1950’li yıllardan itibaren artan bir hızda müşahede eden ülkelerden birisidir.

Hiç şüphe yok ki kentlerin büyümesi, kentlerle ilgili daha çok sorunun tartışılmasını da beraberinde getirmektedir. Kentlerde ikamet eden bireylerin ihtiyaçlarının karşılanması, kentleşmenin hızına ve kentlerin büyüme sürecine bağlı olarak gittikçe daha karmaşık bir yapı arz etmeye başlamaktadır. Temel ihtiyaçlar arasında sayılacak hususlardan birisi ise hiç şüphesiz enerjiye kesintisiz ve kaliteli erişimdir.

İçinde yaşadığımız çağın çok sık tartışılan, bazen savaşlara ve bazen de düşük yoğunluklu çatışmalara sebep olduğu bilinen enerji konusu, son yıllarda kentleşme olgusuyla çok yakından bağlantılı hâle gelmiştir. Kentte yaşayan insanların gerek ulaşım ve gerekse diğer günlük faaliyetlerindeki yüksek enerji bağımlılıkları (asansörlü binalar, çeşitlenen elektrikli aletler, iş görmede bilgisayar ve benzeri araçların daha çok kullanılması, su ve gıda gibi diğer temel ihtiyaçların karşılanmasında enerjinin payının artması vb.), enerjiyi temel ihtiyaçlardan birisi hâline getirmiştir. Güvenli ve kesintisiz enerji arzı, günlük yaşamda pek farkedilmese de, bu alanda sorun olduğunda (örneğin elektrikler kesildiğinde) hemen farkedilen bir konuya dönüşmüştür.

İki dünya savaşının ve uzunca süren bir Soğuk Savaş’ın yaşandığı geçtiğimiz yüzyıl, petrol başta olmak üzere enerji kaynaklarına erişim ve bu kaynakların paylaşımı yüzünden büyük gerginliklere sahne olmuştur. İçinde bulunduğumuz yeni çağda da enerji önemini ve stratejik değerini korumaktadır. Kentleşme dinamiklerinin büyük bir ivme kazandığı çağımızda, kentsel enerji ihtiyaçlarının güvenilir, kesintisiz, mümkün mertebe düşük maliyetli ve çevre dostu bir anlayışla karşılanması her zamankinden daha büyük bir önem arz etmektedir.

Fosil yakıtlar açısından son derece sınırlı rezervlere sahip olan Türkiye, bu yönüyle, büyük bir enerji dış bağımlılığı olan Avrupa Birliği’ne benzerlik göstermektedir. Ancak AB’nin enerji mevzuatı ve AB üyesi ülkelerin bu mevzuatı ulusal düzeye taşıma çabaları incelendiğinde, muhtemel bir enerji sıkıntısına ve krizlere karşı sıkı tedbirler alındığı, bu konudaki duyarlılığın ulusal düzeyden bölgesel ve kentsel düzeye doğru sistematik biçimde yayıldığı görülmektedir. AB ile karşılaştırıldığında Türkiye’nin bu alanda yapabilecek çok şeyinin olduğunu, özellikle yerel düzeydeki inisiyatiflerle harekete geçirilmeyi bekleyen müthiş bir potansiyelin bulunduğunu söylemek mümkündür. TASAV Enerji Araştırmaları Merkezi’nin koordinatörlüğünde Kubilay Kavak tarafından hazırlanan elinizdeki çalışma, söz konusu potansiyelin boyutlarını ortaya koymakta ve yapılması gerekenlere ışık tutmaktadır.

Başta Sayın Kavak olmak üzere bu raporun hazırlanmasında emeği geçen tüm TASAV araştırmacılarına teşekkür ediyorum.

İsmail Faruk AKSU
 TASAV BAŞKANI

 

YAYINLAR
İletişim BilgilerimizBizi Takip Edin
Nasuh Akar Mah. 1.Cadde No:43/4 Balgat-Çankaya/ANKARA Tel:0312 287 8899 Faks:0312 285 4499