AnasayfaHakkımızdaAraştırma MerkezleriYayınlarHizmetlerimizBasında TASAVBağlantılarGalerilerİletişim

Enerji Sektörüne İlişkin Bazı Uluslararası Tahkim Kararları

Enerji yatırımları ülkemiz açısından büyük önem taşımaktadır. Türkiye, başta Ortadoğu ve Hazar havzası olmak üzere, dünyanın ispatlanmış petrol ve doğalgaz rezervlerinin yaklaşık yüzde 72’sinin bulunduğu bir coğrafyada yer almaktadır. Bu avantajlı konumuna karşın, Türkiye’de enerji üretimi, enerji tüketimiyle mukayese edildiğinde oldukça düşük bir seviyede kalmaktadır. Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı’nın faaliyetlerinde bir yol haritası olarak hazırlanan Stratejik Plan’da, “dışa bağımlılığı azaltma” düşüncesi temel misyon olarak tespit edilmiş, bu misyona ulaşmak için takip edilecek yöntem ise “yerli kaynaklara öncelik vermek suretiyle kaynak çeşitlendirmesini sağlamak” biçiminde ortaya konulmuştur.

Dokuzuncu Kalkınma Planı çerçevesinde hazırlanan yıllık programlarda da aynı konu sürekli olarak ve ısrarla dile getirilmektedir. Nitekim 2013 Yılı Programı’nda “Doğal gazda yaklaşık yüzde 98 oranında dışa bağımlı olunması, önemli bir arz güvenliği riski oluşturmaktadır. Ülkede tüketilen petrolün de büyük ölçüde ithalatla karşılanıyor olması, Türkiye’nin birincil enerji kaynakları açısından dışa bağımlılığını artırmaktadır” denildikten sonra, bu konuda alınan ve alınması planlanan tedbirlere ayrıntılı biçimde yer verilmiştir.

Enerji arz güvenliğini olabilecek en yüksek seviyede temin misyonu dikkate alındığında, enerji yatırımlarının ülkemiz açısından sahip olduğu önem çok daha açık biçimde ortaya çıkmaktadır. Ülkemiz enerji sektörünün 2020 yılına kadar toplam yatırım ihtiyacının “120 milyar ABD Doları”nı aşacağı öngörülmektedir.Bu durum nazara alındığında, enerji arz güvenliğinin tesisi için enerji yatırımların yapılmasını sağlayacak ortamın hazırlanması bakımından, uluslararası düzeyde ikili ve çok taraflı işbirliği çalışmalarına ağırlık verilmesi hayatî önemi haizdir. Bahse konu işbirliği çalışmaları kapsamında Türkiye, imzaladığı seksen üç adet ikili yatırım antlaşması yanında, 1994 yılında Enerji Şartı Antlaşması’na da taraf olmuştur.

Enerji Şartı Antlaşması hükümlerinin zaman bakımından uygulanabilmesi için ev sahibi devlet ülkesinde gerçekleştirilen ekonomik faaliyetin, o faaliyete yönelik ev sahibi devlet müdahalesinden önceki dönemde yatırım vasfını kazabilmiş olması şarttır. Bir diğer ifadeyle, ev sahibi devlet müdahalesinden sonraki dönemde yatırım vasfını kazanmış bir faaliyet bakımından Antlaşma hükümlerinin tatbik edilmesi söz konusu edilemeyecektir. İçtihat hukuku alanında son derece isabetli biçimde kabul edilen bu kıstas, sadece Enerji Şartı Antlaşması açısından değil, tüm yatırım antlaşmaları bakımından uygulanma kabiliyetini haizdir. Konu, son on yıllık dönem içinde, davalı tarafı Türkiye’nin oluşturduğu muhtelif davalarda görevli hakem heyetleri tarafından da tetkik edilmiştir. Bu davalar arasında talep edilen tazminat miktarı itibariyle özel önem taşıyan Libananco, Cementownia ve Europe Cement kararları aşağıda ayrı başlıklar altında incelenecektir.

 

YAYINLAR
İletişim BilgilerimizBizi Takip Edin
Nasuh Akar Mah. 1.Cadde No:43/4 Balgat-Çankaya/ANKARA Tel:0312 287 8899 Faks:0312 285 4499